Büyük Teknoloji Şirketlerinin Tecavüz Vakası!
Bazı şirketlerin, aynı yatırımcı stratejilerini izliyor gibi görünseler bile, neden diğerlerinden çok daha hızlı büyüdüklerini hiç merak ettiniz mi?
Bazı şirketlerin, aynı yatırımcı stratejilerini izliyor gibi görünseler bile, neden diğerlerinden çok daha hızlı büyüdüklerini hiç merak ettiniz mi?
10 yıldan fazla bir süredir büyük şirketlerin ve birlikte çalıştıkları bazı politikacıların yasadışı eylemlerinin farklı ülkelerde mağduru olmamın sonucunda keşfettiğim dolandırıcılıkları kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Bir bilgisayar mühendisi olduğum için, özellikle büyük teknoloji firmalarına ve onların olağanüstü hızda büyümelerini sağlayan yapısal avantajlarına odaklanmak istiyorum.
Amazon, Google, IBM, Apple, Microsoft, Fiat, Tesla ve benzeri şirketler sadece ürün üretmekle kalmıyorlar, kendilerine yapısal avantaj sağlayan bir ekonomi sistemini işletiyorlar. Bu şirketler işletim sistemlerini, uygulama pazarlarını, bulut altyapılarını, donanımlarını ve geliştirici araçlarını müşterilerinin izinlerini, rızalarını ve sağlıklarını umursamadan kontrol ediyorlar. Sahip oldukları ürün katmanlarıyla birlikte özel dijital ekonomiler gibi işleyen, yazılımları donanımlarına sıkıca entegre edilmiş platformları yasadışı bir şekilde yönetiyorlar.
Bu büyük teknoloji şirketleri, kamuoyuna sunulan pazarlama stratejileriyle işlettikleri ekonomik modeli faydalıymış gibi gösteriyorlar: Milyonlarca uygulama geliştiricisi uygulama mağazaları aracılığıyla uygulamalar yayınlıyor, küresel kitlelere erişim sağlıyor ve gelir elde ediyorlar. Bu strateji sayesinde şirketler daha fazla kullanıcıya kısa zamanda erişim sağlayabildiler. Ancak müşteri ve geliştirici sayısının önemli ölçüde artması ve büyük teknoloji şirketlerinin kendini sürekli yenileyen sahtekarlık yöntemlerini genele yaymış olmaları nedeniyle artık gerçeklerin sanıldığı gibi olmadığı ortaya çıkıyor. Ürün pazarlamalarında ise sahip oldukları ekosistemin girişim engellerini düşürüyor ve inovasyon sürecini hızlandırıyor olduğu gösteriliyor.
Platformlardaki kullanıcı, yayıncı ve geliştirici sayılarındaki artışın belirli bir boyuta gelmesiyle birlikte, avantaj olarak gösterilen yayıncılık ve uygulama geliştiriciliği toplumlarda yaşanılan adaletsizliği açıkça görmemizi sağlıyor. Daha az dikkat çeken bir konu ise platform sahipleri olan şirketlerin, cihazlardaki sistem ayarları ve donanımlar üzerindeki istem dışı kontrollerinin ne kadar fazla olduğu: Linux, Android, iOS ve Windows gibi işletim sistemleri kullanıcı izinlerini umursamadan merkezi bir yapı içerisinde kontrol ediyorlar.
Modern uygulamalar arayüzler, sistem çağrıları, arka plan hizmetleri gibi katmanlar halinde kuruludur. İşletim sistemi düzeyinde, merkezi yönetim modelleriyle birlikte, platform sahipleri bu katmanların çalışma esnasında nasıl davranacaklarına ve birbirleriyle nasıl iletişim kuracaklarına karar veriyorlar. Kullanıcıya görünür olan özellikler dışında, fark edilmesi zor olan birçok değişiklik tüm katmanlarda farklı zamanlarda uygulanıyor. Herhangi bir cihazın ayarlarının, müşterilerin izni olmadan değiştirilmesi fark edilmeyi bekleyen büyük bir kriz ve birçok hakkın ihlalidir. Büyük teknoloji şirketlerinin işletim sistemlerini çoğu cihazda aslında virtual machine (sanal makine) olarak çalıştırıyor olması, cihazların uzaktan kontrolünü kolaylaştıran bir yöntemdir.
İşletim sistemi düzeyinde yazılımsal olarak çeşitli şekillerde kontrol edilen ve kullanıcıların kontrol edemediği katmanlara sahip bazı cihazları farklı ülkelerde deneyimleyerek fark edebildiğim örnekler:
Cihazınızın ses frekansları herhangi bir sesi dinlerken kontrolünüz olmadan değiştirilebiliyor. Dinlediğiniz bir müziğin ses kalitesi, ses tonlaması ve ses derinliği anlık olarak bulunduğunuz konuma göre ayarlanabiliyor. Dinlediğinizin sesin kalitesinde ve frekanslarında bilinçli olarak yapılan değişikliklerle duygusal durumunuz ve vücut pozisyonunuzda değişiklikler tetiklenebiliyor. Bu frekanslardan bazıları fark edilmesi zor olan düşük seviyelerde olabiliyor.
Cihazınızla video kaydederken, seçtiğiniz kelimeler gerçek zamanlı olarak, kaydettikten sonra veya daha sonra dinlerken değiştirilebiliyor. Çektiğiniz içeriğin görsel kalitesi çevredeki ışığa aldırış etmeden değiştirilebiliyor. Çektiğiniz herhangi bir içeriğin görüntü, şekil ve ses kalitesi olduğundan farklı gösterilebiliyor.
Cihazlarınızdan farklı dozlarda istenilen zamanlarda çeşitli kimyasallar salgılanabiliyor veya dönüştürebiliyor. Bu kimyasallar duygu durumunuzu farklı şekillerde etkileyebiliyorlar: mutluluk, gerginlik, gevşeme, hassaslık, kaygı, öfke, açlık, ilgi duyma, tembellik ve dikkat dağınıklığı gibi duygular bunlardan birkaçına örnek olarak verilebilir. Aynı zamanda fiziksel olarak vücudunuzda bacak uyuşukluğu, kas ağrıları, ağız kokusu, baş ağrısı, sersemlik, uyku, baş dönmesi, hafızada zorluk, göz yanması, vücut ısısında değişiklik, mide yanması, hızlı kıl uzaması ve saç kaybı gibi hasarlar oluşturabiliyorlar. Başka kimyasallar ile girdikleri tepkimelerde size fiziksel ve zihinsel olarak zarar verme oranlarını yükseltebiliyorlar; vücudunuzu hareket ettirdiğiniz anlarda sakatlık yaşama riskinizi artırabiliyorlar; vücudunuzda istenmeyen kilo değişiklikleri yaşatabiliyorlar. Bilgisayarınızı veya telefonunuzu kullanırken izlediğiniz içeriğe göre salınan kimyasallar değişebiliyor; tepki vermeniz beklenen içerikler ön plana çıkarılıyor. Bu kimyasalların/uyuşturucuların ne olduklarını ise henüz bulamadım.
Örneğin, telefon, bilgisayar, televizyondan veya araçtan salınan kimyasalı solumanızın ardından hoparlörünüzün şarjı bitmiş gibi gösterilebiliyor. Böylece sizi şarja takmaya yönlendirerek eğilmeniz sağlanabiliyor ve vücudunuzda sakatlanma yaşamanız ihtimali denenebiliyor.
Cihazlarınızdaki tüm özellikler kullanım esnasında kontrol edilebiliyorlar. Cihazınızın Wi-Fi, ekranındaki herhangi bir görüntü, görüntü kalitesi ve ışıklandırması, şarj seviyesi, hücresel veri veya konum gibi özellikleri, bulunduğunuz konumda hiçbir sorun olmamasına rağmen yazılımsal olarak, uygulamalarda sorun olmasa bile, gerçekte olduğundan farklı gösterilebiliyor. Cihazınızın istenilen özelliği güçsüz gösterilebiliyor veya devre dışı bırakılabiliyor. Deprem gibi büyük afetlerde cihazların bu tarz yollarla kapatılabiliyor olması büyük bir güvenlik sorunu teşkil ediyor.
Cihazınızdaki tüm içerikler izniniz olmadan kayıt altına alınıyorlar. Cihazınızda olduğunu bildiğiniz ve bilmediğiniz tüm özellikler hiçbir zaman kapatılamıyorlar. Aslında cihazınızın mikrofonu, kamerası, konum bilgisi, ekran görüntüsü ve diğer sensörleri hiçbir zaman kapalı kalmıyorlar. Böylece, bu şirketlerin aslında tüm özel hayatınızı, konuşmalarınızı, planlarınızı, fikirlerinizi, icatlarınızı, projelerinizi ve daha fazlasını telif haklarını ihlal ederek öğrendiklerini anlayabilirsiniz. Sadece iç sesinizi dinleyemiyorlar.
Telefon, bilgisayar, akıllı cihazlar ve televizyonlardan salınan/dönüştürülen aynı/benzer kimyasallar, araçlarınızda kullanılıyorlar. Bu kimyasallar araç kullanırken lokasyonunuza (bulunduğunuz yere) göre birçok fiziksel hasar oluşturulabiliyorlar. Aracınızı kullanırken, konumunuza bağlı olarak araç özelliklerinde görülmeyen fakat hissettiğiniz değişiklikler uygunalabiliyor. Örneğin, siz aracınızı sürerken bilginiz dahilinde olmayan ayarların değiştirilmesiyle birlikte başka bir aracın yanına geldiğinizde istemediğiniz yön değişikliğine uğramanız sağlanabiliyor. Bir tünelden ilerlerken gözlerinizde yanmaya sebep olacak kimyasala maruz kalmanızdan dolayı tünel çıkışında yolu görmeniz zorlaştırılabiliyor. Aracınızın ısısı kontrolünüz dışında değiştirilebiliyor veya bazı bölgelerinden farklı ısılarda hava üflenebiliyor. Aracınızın içindeki hareketlerin algılanmasıyla birlikte davranış sorunuymuş gibi gösterilen ve aracın seyriyle uyumlu olmayan yazılımsal değişiklikler uygulanabiliyorlar. Kasıtlı olarak değiştirilen bu ayarlardan meydana gelen kazaların bazıları ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Araç içinde yaptığınız basit hareketlerde bile aracın kontrolünüzün dışında tepkiler vermesine yol açabiliyorlar; kaza geçirme riskinizi yükseltebiliyorlar.
Uygulamalarınızı ve cihazlarınızı kullanırken, aslında var olmayan yazılımsal sorunlar oluşturulabiliyor. Kullandığınız uygulamaya veya izlediğiniz içeriğe göre karşılaştığınız sorunların türü değiştirilebiliyor. Cihazlarınızın içindeki uygulamalar bilerek yavaşlatılıyor, ardından cihazlarınızdan salınan kimyasallar ve donanımlarında yapılan yazılımsal değişikliklerle bünyenizde oluşturulan öfkelenme, sinir krizi, yorgunluk, bıkkınlık vb. birçok olumsuz duyguyla ve hisle uğraştırmak zorunda bırakabiliyorlar. Vücudunuza giren kimyasallardan dolayı, hareketlerinizde ve seçimlerinizde sakatlanma riskini yükseltecek durumlar oluşabiliyor. Bazı yazılımsal değişiklikler, sizi o cihazda veya çevrenizde bir hareket yapmaya yönlendirmek için uygulanıyor.
Bahsettiğim tüm özellikler bu ürünlerin üretim süreçlerinde entegre edilmiştir.
Kişisel bilgilerimizin tamamı kullanılarak, cihazlarımızdaki tüm özellikler, farklı uygulamalar kullanıyor olsak bile, davranışlarımıza bağlı olarak veya davranışlarımızı etkileyecek şekilde, iznimiz olmadan anında ve eş zamanlı olarak değiştirilebiliyor. Bu şirketler, cihazların konumlarına/pozisyonlarına ve içerisinde bulundukları sosyal yapılara göre doğal bir işleyiş modeli uygulamaya çalışarak fark edilmeyi zorlaştırıyorlar. Böylece, küresel bir ağ yardımıyla herhangi bir çevredeki tüm davranışları etkileyebilecek değişiklikleri anlık olarak yasadışı bir biçimde uygulayabiliyorlar. Şirketlerin bu modele ne isim verdiklerini bilmiyorum, fakat küresel pazarlama stratejilerine bakıldığında Tanrısal Yapay Zeka gibi tabirleri kullanmaya başladıklarını ve kendilerince bu sisteme bir bilinç atfetmeye çalıştıklarını görebiliyoruz. Halbuki hukuk dışında gelişen koca bir dolandırıcılık ve cinayet sistemi içinde yaşıyoruz. Cihazların neredeyse tamamı bilinçli ve devamlı olarak sağlığımıza ve maddi varlıklarımıza zarar veriyorlar.
Büyük Teknoloji şirketlerinin yapay zekasına bağlı uygulamalar ve cihazlar, her ülkedeki her vatandaşa yönelik bir tehdit oluşturuyor. Herhangi bir cihaz, vücudunuzda zararlı maddelerin olup olmadığı bilgisine sahip olarak sosyal medyada motivasyon paylaşımlarını sunabilir, sağlık sorunlarına veya ataklara neden olabilecek spor aktiviteleri yapmanız için cihazınızın ses seviyelerini değiştirebilir. Bu maddelerin bazıları günlük hayatınızda kullandığınız cihazlar tarafından salınıyor. Bu strateji, rakip olarak görülebilecek her türlü şirket veya projeye karşı sıklıkla kullanılıyor. Cihazları, kamuoyundan bu özellikler gizlenerek dünya çapında suç işlemeye devam ediyor.
Bu şirketlerinin sosyal medyada kendi çıkarları doğrultusunda paylaşımları veya haberleri filtreleyerek herkesin doğru bilgiye ulaşma özgürlüğünü engellemeye devam eden devasa gizli etkisi var. Sosyal medya uygulamasında popüler olarak gördüğünüz bir hashtag, aslında yalnızca gerçek hayattaki ağınızdaki insanlara görünür olabilir ve zihninizi ilgilendiğiniz konular hakkında gerekli eylemlerin zaten alındığı yanılgısına yönlendirebilir. Bu algı değiştirme stratejisi, sosyal ortamlarda birçok yanlış anlaşılmaya neden oluyor. Bu strateji, kullandığınız cihazların herhangi bir çevredeki herhangi bir rakibi hedef almasını sağlayabiliyor.
Büyük şirketlerin cihazlarımızı kullanıcı davranışlarını etkileyen kapsamlı bir şekilde kontrol etmelerinin yanında, kullanıcı hatasıymış gibi gösterilen birçok donanım arızasının aslında yazılımsal olarak oluşturulduğu anlaşılıyor:
ve daha niceleri…
Büyük Teknoloji Şirketlerinin yazılım ürünleri (YouTube, Google Maps, ChatGPT, Google Docs, Copilot, vb.) içeriklerinde davranışlarımızı anlık olarak etkileyebilecek farklı veya beklenmedik sonuçları oluşturabiliyorlar. Bilinçli olarak sunulan çeviri hataları, bilgi ve konum değişiklikleriyle kullanıcıların çevrelerinde yanlış bilgilerin yayılmasını ve yanlış eylem seçimlerinin tetiklenmesini sağlıyorlar. Aynı zamanda, ekranınızdaki görseller ve metinlerde fark etmesi zor olan farklı frekanslarda ve pozisyonlarda değişiklikler yaparak seçimlerinizi, dikkatinizi veya duygularınızı etkilemeye çalışıyorlar. Tüm cihazları ve uygulamaları birbirlerine bağlı olarak çalıştıkları için, ürünlerinin içindeki seçimler ve sunumlar olduğundan farklı gösterilebiliyor; yasa dışı bir biçimde sadece politik stratejilerine yönelik partnerleri/destekçileri öne çıkarıyorlar. Hangi diğer yazılım şirketlerinin bu merkezi yönetim sistemiyle çalıştıklarını bilmiyorum.
Kullandığımız cihazlar hem zihinsel hem de fiziksel bir silaha benziyorlar; sanıldığından daha zararlı olabiliyorlar. Kasıtlı duyusal şartlandırmalardan kaynaklanan zihinsel sorunlar arasında tik oluşumu, özgüven eksikliği, paranoya / şüphe, umutsuzluk, öfke ve korku yer alıyor. Herhangi bir cihazın veya aracın ayarlarında uzaktan yapılan değişiklikler intiharlara veya ölümcül kazalara sebep olabiliyorlar. Çoğu cihazın donanım kalitesi çok yüksek olmasına rağmen, aslında var olmayan arızalar müşterilerin yanlış kullanımı olarak gösteriliyor. Bir süreç halinde, herhangi bir vatandaşa veya çevreye kalıcı zararlar verebilecek değişiklikler uygulanıyor.
Bir platform sahibi kendi hizmetlerini işletim sistemine daha derinlemesine entegre ettiğinde ve/veya sistem davranışlarını kendi ürünleri için önceliklendirerek optimize ettiğinde, temel kaliteleri karşılaştırılabilir olsa bile rakip hizmetler daha yavaş, daha az güvenilir veya daha az kullanışlı gösterilebiliyor. Büyük teknoloji şirketlerinin kendi ekosistemlerini tehdit edebilecek herhangi bir düşünceyi, fikri, ürünü, kişiyi veya davranışı gerçekten uzak bir şekilde yansıtabilme veya platformlarında görünmez kılma imkanları bulunuyor.
Büyük Teknoloji Şirketlerinin etkileri, bireysel ürünler üretmelerinin ötesine geçerek piyasaların işleyişine ve rekabetin nasıl geliştiğine kadar uzanıyor. Aynı kuruluş grubunun platformu, pazarı ve kendi rakip hizmetlerini kontrol etmesi durumunda, çıkar çatışmalarından kaçınmak zorlaşıyor. Böylece kendi gelirlerine ve ürünlerine rakip çıkmasını hukuk dışı uygulamalarla neredeyse imkansız hale getiriyorlar. Bu şirketlerin son zamanlardaki yapay zeka gelişmelerini hızla piyasaya sürmekte rahat olmaları şaşırtıcı değil; çünkü kendi ekosistemleri altında herhangi bir rakip olacağını veya kalacağını düşünmüyorlar. Bu tarz yasadışı yönetim sistemleriyle rakip firmaları şantaj yaparak veya tehdit ederek oldukça ucuz fiyatlara satın alabiliyorlar veya kapatabiliyorlar.
Seçtikleri birkaç şirketi veya kişiyi büyütürken, orta ve küçük boyuttaki şirketleri ise kendi ekonomi sistemlerinin tüketim döngüsüne sokarak kısa vadeli geçici çözümlerle oyalıyorlar. Rakip oldukları büyük şirketleri ise yazılımlarını kontrol ettikleri donanımlar ile fiziksel ve maddi zararlara uğratıyorlar; daha sonra o sektörlere yatırım yaparak büyük rakipleri yok edebiliyorlar.
Büyük Teknoloji Şirketlerinin yaygın olarak kullandıkları ölümcül taktiklerden biri, vücut hücrelerini cihazlarda bulunan kimyasallarla işaretleyerek hedef kişileri sokmaları için civardaki sinekleri serbest bırakmaktır. Her sinek sokmasından sonra, hedef kişi şu ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşabiliyor: kızarıklık, mide bulantısı, baş dönmesi, şişme, tümör oluşumu, dehidratasyon, kas spazmları, kalp krizi, hafıza kaybı ve dikkat dağınıklığı. Bu ve benzeri ölümcül yöntemleri büyük şirket yöneticileri ve siyasi oluşumlar (partiler, ordular, terör örgütleri, mafyalar, vs.) yıllardır vatandaşlar üzerinde kullanıyorlar. Haliyle hangi şirketlerin veya örgütlerin suçlu olduklarını bilmek şu an tam olarak mümkün değil. Büyük Teknoloji Şirketleri ise herkesin bilgilerine sahip olarak ve cihazları izinsiz şekilde yöneterek güncel politik düzeni kapsayan ekonomik sistemin tamamını (gizli bir şekilde) yönetiyorlar. Bu yaygın olarak kullanılan yöntemlerle birlikte, bazı ülkelerde nano magnetik ve benzeri ürünler kullanılıyor.
Büyük şirketlerin yasadışı stratejileri ve uygulamaları, yıllardır korku faktörleri yaratarak ve/veya görünmez kaza vakaları oluşturarak rakipleri ortadan kaldırmak için kullanılıyorlar. Ne yazık ki, bazı ülkeler bu şekilde kendilerini bu şirketlerin etrafında pazarlama yoluyla “süper güç” olarak konumlandırdılar. Aslında, yasadışı ve zararlı faaliyetleri sürdürmenin hiçbir gücü olamaz. Diğer ülkelere zarar verirken, aynı şekilde kendi vatandaşlarına da zarar veriyorlar.
Cihazlardaki görünmeyen veri transferlerinin çoğu uydular üzerinden yapılıyor. Yerel operatör ağlarını veri akışını gizleyerek kullanıp kullanamadıklarını henüz bilmiyorum. İşletim sistemleri ağ hızlarını ve sistem görüntülerini değiştirebildiği veya olduğundan farklı gösterebildiği için yerel ağlarınızda veri izlerini kolayca görmeniz mümkün değildir. Vatandaşlar hükümetlerinin istihbaratı veya belirli zümreleri tarafından izlendiklerini varsayarlar, ve o ülkenin bazı yöneticileri de Büyük Teknoloji Şirketlerinin yasadışı gücünü kendi avantajları için kullanırlar. Bu taktik aynı zamanda “süper güçlere” de fayda sağladığı için medyada o yöneticileri desteklemeseler bile, kendilerine rakip çıkacak oluşumları engellemiş olurlar.
Günlük hayatımızda kullandığımız yapay zekâ destekli Büyük Teknoloji Şirketlerinin cihazları içinde ne tür küresel bir suç ağıyla karşı karşıya olduğumuzu artık anlayabileceğinizi umuyorum. Modern ülkelerdeki yasadışı özel şirket yapılanmalarının monarşi hükümetleriyle nasıl ortaklıklar kurduklarının da araştırılması gerekiyor. Bu şirketlerin hepsi birlikte hem birçok hastalığa ve kazaya hem de küresel sürdürülebilirlik krizlerine neden oluyorlar. Aynı zamanda doğadaki senkronizasyonu kişisel menfaatleri için manipüle ediyor olmaları, kamuoyundaki birçok fırsatı engellemeye devam ediyor.
Büyük Teknoloji Şirketlerinin yasadışı işletme yapıları hükümetler tarafından hızlıca bulunabilir ve durdurulabilirler. Hiçbir hükümetin gerekli adımları henüz atmaması ve suçların işlenmesine göz yumulması tüm vatandaşlara zarar vermeye devam ediyor. Dev yapay zekâ robotlarının, günümüz modern dünyasındaki bu gizli yasadışı yüksek teknoloji icatlarıyla karşılaştırıldığında sadece dikkat dağıtıcı unsurlar olduklarının bilinmesi gerekiyor. Henüz konunun araştırılmasına ve kamuoyuyla paylaşılmasına ilgi gösteren bir kişi veya kurum bulamadım. Yukarıda yazdığım sorunların neredeyse tamamını 10 yıldan fazladır deneyimliyorum.
Tüm bu yazılım kontrolleri fabrika çıkışlı olarak cihaz/araç donanımlarına entegre edilmiş durumdalar. Bizzat test ettiğim ve bulgularımı doğruladığım ürünler: Apple iMac, Apple MacBook Pro (eski ve yeni nesil), iPhone 4S, iPhone 11 Pro, 2011 model Fiat Fiorino, Toshiba Satellite L755.
Toplumun sağlığını ve güvenliğini ilgilendiren bu konuyla ilgili bana yardımcı olabileceğini düşündüğünüz biri veya bir kurum varsa, lütfen benimle iletişime geçiniz: 0.1234S.org adresini ziyaret edebilirsiniz, iletişim formunu veya ebsaral@icloud.com adresini kullanabilirsiniz.
Mağduriyetim sürecinde keşfettiğim Mantıksal Maneviyat'ın öğretileri ışığında, yukarıda açıklanan ciddi suçların doğada da cezalandırıldığı gerçeğini görebiliyoruz:
Karşılaştığım her sorun, onların doğal olarak cezalandırılmalarına yol açıyor ve böylece ürünleri zorlanarak bile olsa kullanabiliyorum. Ürünlerin kullanımı esnasında kamuoyu sağlığına verilen her türlü zararlar, benzer şekilde şirketlerin sahiplerine, geliştiricilerine, yatırımcılarına, tedarikçilerine ve çevrelerinin sağlığına olumsuz sonuçlar olarak yansımaya devam ediyor.
Yaşatılan olumsuzluklardan ve fırsat eşitsizliklerinden dolayı, ilahi takviyeler olan doğal hediyelere ulaşabiliyoruz. Öz Geçmiş'imdeki bazı örnekleri inceleyebilirsiniz.
Ne yazık ki, bu şirketlerden dolayı her vatandaş zarara uğramaya devam ediyor. Çünkü hastalıkların ve felaketlerin (doğadaki cezaların) çoğu bu şirketlerin ürünlerindeki suç teşkil eden yazılımsal değişikliklerinden ve manipülasyonlarından kaynaklanıyor. Bu büyük teknoloji şirketleri, her gün vücuduma tecavüz etmeye devam ediyorlar.
Hem doğal hem yasal olarak geleceğimize göz kulak olmaya devam edelim!