Bazı hisler satın alınamaz

Doğayla olan ilahi bağımıza güvenmeyi anlatan gerçek bir hikaye.

YazarEmin Buğra Saral

Tarih13 Kas 2025

Bazı hisler satın alınamaz

Geçtiğimiz günlerde, zihnimi dinlendirmek için göl kenarındaki bir yere arabayla yolculuğa çıktım. Dağların arasında, yüksek rakımda yer alan, Uzungöl isimli bir yerdi. Birkaç saat sonra geri dönmeye karar verdim, ancak tek şeritli bir yolda uzun bir trafik kuyruğuna takıldım. Trafiğin en önünde büyük bir yolcu otobüsü vardı. Onun ardından kuyruk oluşturan 20 küsür aracın ardında tek başıma ilerliyordum. Yol çok virajlı olduğu için sollama yapmak gerçekten zordu.

Bir araba trafiği sollamaya çalıştı, ancak karşıdan gelen trafiği görünce kendi şeridine geri dönmek zorunda kaldı. Başka bir araba da aynı şeyi denedi, ancak fazla ilerleyemeyerek kuyruğa geri girdi. Kendi kendime "Ben bile sollamaya çalışmıyorum, siz ne yapıyorsunuz ki?" diye zihnimde kıkırdadım.

Doğru anı bekledim. O hissi duyacağıma güvendim: İlerlemem gerektiğinde vücudumu tetikleyecek olan his. Birkaç dakika sonra beklediğim his vücuduma yayıldığında ve uzuvlarıma ipucu verdiğinde, neredeyse imkansız görünen o uzun sollamayı gerçekleştirmeye başladım. Virajların etrafını göremememe ve kısa bir tünelden geçmeme rağmen, o araç kuyruğunun tamamını tek seferde geçebildim. Eski bir araç kullanıyordum fakat sonuç güvenliydi.

Beni mutlu eden şey sadece arabaları tek seferde geçebilmek değil, içten içe kaza yapmayacağımı veya ölmeyeceğimi bilmekti. Bu güven duygusu, arabadaki ıssızlığın verdiği sakinlikle birlikte, gerçekten yalnız olmadığımı hatırlatan güzel bir duyguydu. İlginç olan şu ki, bu duygunun herkesin ruhunda var olduğunu biliyorum. Çünkü hiçbir kaza öylesine veya sebepsiz olmaz.

Belki bir gün herkes içinde barındırdıkları bu ilahi sezgiyi fark edebilir. Çünkü dürüst olmak gerekirse, sahip olduğum o güven duygusunu hiçbir maddi varlıkla değişmem.

Son Güncellenme Tarihi22 Şubat 2026