Çağımızın Krallıkları
Dünyanın her yerinde farklı yönetim şekilleri ve rejimleri bulunuyor, fakat hepsi farklı boyutlardaki modern krallık yapılarıdır.
1234S.org
Dünyanın her yerinde farklı yönetim şekilleri ve rejimleri bulunuyor, fakat hepsi farklı boyutlardaki modern krallık yapılarıdır.

Bir bütün olarak devinim gösteren doğanın içerisinde farklı inançlara ve amaçlara sahip topluluklar oluştu. Yol ayrılıklarına sebep olan adımlar ise birbirine benzer olan sonuçlara yol açtı. Güç algısına yönelik keşiflerin bazıları ilahi, diğerleri ise doğanın bahşettiklerinin yanlış kullanımlarından ibaret oldu.
Doğadaki her seçim özünde ilahi bir güce bağlıdır. Buna rağmen, merkezcil yönetimlerin çoğunluğu kendi liderlerini oluştururlar. Doğadaki dengenin sağlanması için bazı liderler ilahi takviyeler sayesinde daha iyi olan seçimlerin önünü açabilirler. İstisna olan mistik (doğal) durumlar ise yönetim sistemlerinde yaşanan olumsuzlukların olumlu bir çıkış yolu bulamamasından kaynaklanır.
Doğada bulunan her varlık tüm canlıların eşit olarak kullanımı içindir. Güç algılarındaki dengenin tekrar kurulabilmesi için doğal afetler ve hastalıklar döngüler halinde tekrarlanır. Sorumluluk üstlenen liderler daha fazla saygı görürken, zaman içerisinde varlıklarını doğanın bahşettikleriyle sürdürmeye çalışırlar. Aslında tüm canlılar eşit sorumluluğa sahiptir.
Monarşi: Çekirdek ailenin içindeki liderliğin, zaman içerisinde ailenin nüfusundaki artışla birlikte tek bir hükümdarda kalmasıdır. Daha iyi seçimlerin yapılmasını ve toplumun zihinsel gelişimini engelleyen bir yönetim şeklidir. Lidere atfedilen önemin kalıcı olması için geleneksel tutumlar sergilenir. Çünkü liderlere olan saygının korunması için gerçekleştirdikleri olumsuz eylemlerin bilinmemesi veya anlaşılmaması istenir. Daha fazla kargaşaya ve kavgaya yol açar; hastalıklar ve doğal afetler daha sık görülür.
Oligarşi: Monarşi içinde gerekli dengenin sağlanamamasından dolayı, hakları yenen gruplar zaman içinde kendi liderlerini oluştururlar. Bu grupların hak arayışlarının birer sonucu olarak, varlıkların çevresinde ortakların arttığı bir yönetim şeklidir. Monarşideki liderlere atfedilen itibar, farklı grupların itibarlarının korunması biçimine bürünür. Benzer kargaşalar ve kavgalar bu grupların yönetimi içinde yaşanmaya devam eder.
Teokrasi: Siyasal yönetim aslında monarşi veya oligarşidir. Sadece ilahi yorumlamalar üzerinden devam ettirilirler.
Henüz hiçbir ülkede pratik olarak uygulanmayan, Cumhuriyet / Demokrasi ise egemenliğin halka ait olduğu bir yönetim şeklidir.
Günümüzde demokratik gözüken ülkelerin hepsi, monarşilerin yıkılmasının ardından oluşan oligarşik düzenlerdir. Doğadaki dengenin sağlanabilmesi için, farklı gruplardaki liderler değişir veya yeni gruplar oluşur. Varlıkların ve fırsatların eşit olarak paylaşıldığı hiçbir ülke henüz yoktur. Haliyle yönetim biçimi demokrasi olan bir ülke henüz kurulmamıştır.
Bir devlete ait olan paranın tüm vatandaşlarına ait olduğu gerçeğinin gizlenmesi için farklı inançlar üzerinden farklı stratejiler sergileniyor. Çünkü geçmişteki krallıkların yıkılmalarının ardından, varlıklar belirli zumrelere devredildi ve farklı şirketler kuruldu. Oluşan güncel cumhuriyet yönetim şekillerinde ise siyasi partiler üzerinden politik kararlar alınıyor gibi gösterilirken, ekonomik yaptırımların hepsi farklı şirketlere yayılmış şekilde devam ettiriliyor.
Asıl odak noktasından uzaklaşılması için farklı sektörler benzer şekillerde dikkat dağıtıcı unsurları barındırıyorlar. Her şirket veya grubun kendi liderini oluşturması beklenir. Bu yüzden her topluluk aslında oligarşik düzenin birer organını temsil eder. Şirketler üzerinden ekonomik kavgalar ile toplum oyalanmaya devam eder. Siyaset alanında tartışılması ve geliştirilmesi gereken konular ise dernek veya vakıf gibi örgütlere bölünerek siyasetten uzak tutulurlar.
Her zaman küresel bir ekonomi sistemi vardır. Herhangi bir ülkedeki büyük şirketler diğer ülkelerle stratejik ilişkiler içinde olurlar. Krallıkların geçmişte ve günümüzde çıkardığı bilinçli savaşlar, kendi ülkelerindeki rakiplerden kurtulmak için başvurdukları hilekarlıklardan yalnızca biridir. Savaşların ardından varlık paylaşımlarını benzer şekillerde devam ettirirler. Bazı krallar ise başarısız olarak yönetimi farklı krallara devretmek zorunda kalırlar.
Güncel sistemdeki her şirket, aslında küresel oligarşi içinde bulunan farklı boyuttaki bir krallığı temsil eder.
Farklı grupların geçim sıkıntıları, farklı krallıkların kontrolü altında varlık göstermeye devam ediyor. Şirketler arasındaki kavgalar ise tüm topluma olumsuz şekillerde yansır. Monarşi zamanından süregelen ilkel itibar koruma yöntemlerine benzer biçimlerde, şirketlerin ve grupların itibarları için toplumun genel egemenliği ve sağlığı bastırılır. Her şirket ve grup yapı itibarıyla oligarşik bir düzenin parçası oldukları için, benzer itibar kaygılarını paylaşmak zorunda oldukları hissine kapılırlar. Bu durum, temele yayılan çok sinsi bir pazarlama stratejisidir.
Hepimize, yönetiminin demokrasi olduğu ülkelerde yaşayabileceğimiz bir gelecek diliyorum. 🌍